Sosyal güvenlik kurumu ile Eczane ve Eczacıların hukuki süreçlerine yönelik ayrı bir makale ile daha önce bilgi paylaşmıştık. Bu makalede ise Ceza Hukuku yönünden Eczacıların durumlarını irdeleyeceğiz.
SGK ile Eczacı arasındaki Hukuk davaları ile Ceza süreci birbiriyle yakından ilgilidir. Şöyle ki SGK eczane ve eczacıya yönelik olarak Fesih, Para Cezası ya da Uyarı cezası verdiğinde kurum avukatları Eczane Protokolüne aykırı olduğunu iddia ettiği hususların aynı zamanda ceza kanunu uyarınca suç teşkil ettiği iddiasıyla savcılığa da suç duyurusunda bulunmaktadır.
İlgili eczacı hakkında TCK 37/1 d-e-l. İle 204/1, 43/1, 53/1, 158/1-e ve 53/1 uyarınca yani Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık (Nitelikle Dolandırıcılık), Resmi Belgede Sahtecilik ve Suç delillerini Gizleme maddeleri uyarınca Soruşturma ve Kovuşturma yapılmaktadır.
Burada Eczacı yönünden önemli husus şudur mahkeme süreci iyi yönetilmediği ve bunun sonucu olarak eczacının ceza alması durumunda 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Kanunun 4. Maddesi uyarınca ECZACILARIN ÖMÜR BOYU ECZACILIK YAPMALARI YASAKLANACAKTIR. Uygulamada ceza mahkemeleri belli bir yıl eczacıları meslekten men ettiği gibi Ağır Ceza Mahkemesinin Kararının kesinleşmesine müteakip ilgili İl Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü kesinleşmiş hükmü esas alarak re’sen idari işlemi uygulamaktadırlar. 70 yıllık bir kanun olan Eczacılık Kanunu bu anlamda verilen cezaları yüz kızartıcı suç olarak görmekte ve bu çerçevede meslekten ömür boyu men yaptırımı uygulamaktadır. Bu karara karşı atılacak hukuki adımlar bulunsa da asıl önemli olan husus süreç bu aşamaya gelmeden hukuki olarak bu konuda uzmanlaşmış hukukçulardan profesyonel yardım almak ve hukuki olarak haklılığınızı ortaya koyabilmektir.
Çünkü daha savcılık aşamasında savcılar emniyete yazı yazarak bu hastaların beyanlarını, imzalarını almakta, gerektiğinde imza incelemesi yaptırmaktadır. Çoğunlukla suç niteliği Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik olarak gözüktüğünden bu aşamada hasta ve yaşlı olan reçete sahipleri ile yakınları bu suç tiplerinin isimlerinden çekinmekte, isminin karışmasını istememekte, eczacılara karşı bir ön yargıya düşebilmektedir. Bu anlamda işbu sürecin sanık sıfatıyla bu yargılamada yer alan Eczacı açısından en doğru ve adil şekilde yürütülmesi ileride telafisi imkansız zararların doğmasına engel olacaktır.
Kovuşturma aşaması ise mahkemeden mahkemeye farklılık gösterebilmektedir. Bir mahkeme eczacı ve kalfaları için imza incelemesi isteyebilirken bir diğeri bu hususta bir istemde bulunmamaktadır. Yine bir mahkeme hastaların mahkemede verdikleri beyanı değerlendirebilirken bir başkası reçete tarihi itibariyle bu hastalığın olup olmadığı konusunda tam teşekküllü bir Devlet Hastanesinden Heyet Raporu isteyebilmektedir. Bir mahkeme Bilirkişi incelemesi yaptırabilirken bir diğeri yaptırmayabilmektedir. Bu ve buna benzer birçok durum ceza dosyası içerisindeki bilgi, belge ve beyanlara göre hakimler tarafından takdir edilmektedir. Bu anlamda her ceza dosyasında izlenilecek yol ve yapılması gereken savunmalar birbirinden farklılık arz etmektedir.
Nitelikli dolandırıcılık yönünden kovuşturma aşaması belli bir aşamaya geldiğinde eczacıdan kurum zararını karşılayıp karşılamayacağı konusunda beyan istenir. Bu aşama hak kaybına uğramamak adına mutlaka konuda uzman avukatınızla birlikte karar verilmesi gereken bir aşamadır. Kurum zararının karşılanması durumunda işbu ceza maddesi yönünden ileride eczacı ceza alacak olursa kurum zararı karşılandığından ceza indirimi söz konusu olacaktır. Ancak kurum zararının karşılanması karar verildiği takdirde ortada daha önce verilen Fesih, Para Cezası ve Uyarı Cezaları olduğundan işbu rakamların afaki rakamlar olduğu göz önüne alındığında bu aşamada izlenilmesi gereken yol, kurum zararının karşılanması hususunda verilecek karar her somut olay bakımından farklılık arz edecek ve hak kaybına uğramamak adına profesyonel olarak hukuki yardım almasını gerekli kılacaktır, bu hususta alınacak olan profesyonel yardım eczacının mutlak yararına olacaktır.
Bu süreçlerin dışında Eczacı ve Eczanelere yönelik Soruşturma ve Kovuşturma aşamalarında her somut olayda farklılık arz edecek olan ve bu çerçevede farklı işlemlerin yapılmasını gerektiren burada dile getirmediğimiz birçok aşama ve işlem bulunmaktadır. Yukarıda da belirttiğimiz üzere olayın yalnızca maddi ve hapis boyutu değil aynı zamanda eczane ruhsatnamesinin iptali ile ömür boyu Eczacılık yapamama gibi bir boyutu da bulunmaktadır. Bu tür durumlarla karşılaşılmaması için zamanında mahkemeden çeşitli taleplerde bulunulması ve yerinde müdahaleler yapılarak hukuk davaları ve ceza sürecinin çok iyi yönetilmesi gerekmektedir. Yargılama süreci sonunda verilecek olan hükmün eczacının eczanesinin kapanmasına ya da mahvına sebebiyet vermemesi için yargılama sürecinin bu hususta uzman avukatlar eliyle yönetilmesi önem arz etmektedir.
AVUKAT ARABULUCU GÖKHAN KÖSEOĞLU



